Menü Kapat

20.Yüzyılın Büyük Kadını: Clarice Lispector

Brezilyalı yazar Clarice Lispector, edebî mirasının en çarpıcı örneklerinden olan iki önemli romanıyla eylül ayında Can Yayınları etiketiyle okurla buluşuyor. Eserleriyle sessiz ve bir o kadar şiddetli bir ses olan Lispector, Orhan Pamuk tarafından “20. yüzyılın en gizemli yazarlarından biri” olarak tanımlanıyor.

20. yüzyılın en büyük kadın yazarlarından biri kabul edilen Clarice Lispector’ın kanserden ölmek üzereyken yazdığı Bir Hayat Nefesi ve 1950’lerde geçen bireysel bir arayış romanı olan Karanlıktaki Elma eylül ayında Can Yayınları etiketiyle okurla buluşuyor.

Derin ve çarpıcı bir roman: Bir Hayat Nefesi

Lispector’un edebî mirasının en derin ve çarpıcı örneklerinden biri olan ve hayatının son zamanlarında yazdığı, ölümünden sonra yayımlanan Bir Hayat Nefesi, kendi hayatından izler taşıyan tanrıvari bir erkek yazar ile onun yaratımı, “hayat nefesi üflediği” Ângela Pralini arasındaki mistik bir diyalogu konu alıyor.

Bir erkek ve bir kadın, birbirlerinin yansımalarında kendilerini izleyen ve sorgulayan iki yazar. İsimsiz anlatıcı, kitabı için başkarakterini, yazar Ângela Pralini’yi yaratır, ancak bu karakter kendi hayatına kavuşunca yaratıcısını farklılıklarıyla şaşırtır, öfkelendirir. Yaratım sürecindeki krizleri ve sayfaların dışındaki dünyanın kendilerine biçtiği roller üzerine düşünürken, sonunda okurda şüphe uyandırmaya başlarlar. Yaratıcı kim, yaratılan kim? Hangisi Clarice’e daha yakın? Hangi ipliği takip etmeyi seçiyoruz? Kurguyu, kurgusal fikri mi yoksa eşsiz bir yazarın eşsiz evrenini mi? 

Her varlığın söyleyecek bir şeyi vardır ama yazmak için arzudan daha fazlası gerekir.