Menü Kapat

Esas Gayrimenkul COO’su Nevzat Yavan, Karma Kullanımlı Projelerde Gayrimenkulden “Yaşam Kürasyonu”na Geçiş Vizyonunu Paylaştı

Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) tarafından düzenlenen ve sektörün önde gelen yatırımcılarını, geliştiricilerini ve yöneticilerini bir araya getiren Tourism Investment Forum 2026 (TIF)’ya katılan Esas Gayrimenkul COO’su Nevzat Yavan, gayrimenkul sektöründeki büyük dönüşümü ve “yaşam kürasyonu” vizyonunu paylaştı.

Türkiye’nin önde gelen ticari gayrimenkul yatırım ve varlık yönetimi firmalarından biri olan Esas Gayrimenkul, küresel turizm ve gayrimenkul yatırım ekosisteminin buluşma noktası olan Tourism Investment Forum (TIF) 2026’da yerini aldı. Forum kapsamında Nevzat Yavan, “Otellerin Ötesinde: Karma Kullanım Projeleri” başlıklı panelde; moderatörlüğünü Avi Alkaş’ın üstlendiği oturumda, IC GYO’dan Sertaç Karaağaoğlu, Palladium Hotel Group’tan Carlos Ortega Miranda, Emaar Türkiye’den Alev Şeren ve Hilton Group’dan Feras Hasbini ile aynı sahneyi paylaştı.

Esas Gayrimenkul COO’su Nevzat Yavan, panelde yaptığı konuşmada Esas Labs çatısı altında Future Bright ile hayata geçirilmiş olan “Orta Yaş Türkiyesi ve Perakende” araştırmasında elde edilen veriler ışığında, Türkiye’de demografik dönüşüm, çalışma hayatındaki değişim, yeni neslin yaşam tercihleri ve yüksek teknolojinin etkisinin karma kullanımlı projeleri kökten dönüştürdüğünü anlattı. Konuşmasında, karma projelerin artık yalnızca fiziksel fonksiyonların bir araya geldiği yapılar olmaktan çıkıp, değişen insan ihtiyaçlarına göre kurgulanan hizmet odaklı yaşam ekosistemleri haline geldiğini ve karma kullanım projelerinde önce “insanı”, sonra “fonksiyonun kullanıcısını” anlamanın kritik hale geldiğini vurguladı. 

Hane yapısı ve yaşam alışkanlıkları projeleri yeniden tanımlıyor

Son verilere göre Türkiye’de 6 milyon kişi tek başına yaşıyor; mikro aileler toplumun ana gövdesini oluştururken geniş aile oranı geriliyor. Evli ve çocuksuz haneler ve boşanmış ebeveynli ailelerin artışı, yaşam alanlarından beklentileri kökten değiştiriyor. Bu tablo, konut ve sosyal alanların yalnızca barınma amacıyla değil; sosyalleşme, hizmete erişim ve günlük hayatı kolaylaştırma işleviyle tasarlanması gerektiğini ortaya koyuyor.