Menü Kapat

Fiba CP, AVM Yönetiminde Yapay Zekâ Çağını Başlatıyor

Fiba CP Operasyon ve Varlık Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Ali Cemil Çavdar, yapay zekâ tabanlı enerji optimizasyon projesiyle Türkiye’de bir ilke imza attıklarını belirterek; dijitalleşme, enerji verimliliği ve sürdürülebilirliği AVM operasyonlarının merkezine aldıklarını vurguluyor.

Fiba CP olarak hayata geçirdiğimiz enerji optimizasyon projesiyle, ülkemizde yapay zekâ destekli bina ve tesis yönetimini ilk kez uygulamaya almanın gururunu yaşıyoruz.

Fiba CP olarak dijitalleşme ve sürdürülebilirliğe yaklaşımınızı bizimle paylaşır mısınız? Bu konulardaki vizyonunuz AVM operasyonlarına nasıl yansıyor? 

Fiba CP’de sürdürülebilirlik stratejik önceliklerimizin başında geliyor. Bu alandaki fırsatları somut projelerle hayata geçiriyor; özellikle enerji yönetimi başta olmak üzere alışveriş merkezlerimizde etkili uygulamalar gerçekleştiriyoruz.

Dijitalleşmeyi ise operasyonlarımızın geleceğini şekillendiren temel bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz. Yapay zekâ ve veri analitiği gibi teknolojileri iş süreçlerimize entegre ederek hem operasyonel verimliliği artırıyor hem de çevreye katkı sağlıyoruz. Bu vizyon doğrultusunda hayata geçirdiğimiz projelerden biri de yapay zekâ destekli enerji optimizasyonu uygulamamızdır.

 Bu proje hangi ihtiyaçlardan yola çıkarak başladı? Dönüşüm stratejinizde nasıl bir rol oynuyor?

Alışveriş merkezlerimizde operasyonel yaklaşımımızı ziyaretçi konforu üzerine kurguluyoruz. Temizlik, güvenlik, iklimlendirme ve aydınlatma bu konforun temel unsurları. Öte yandan konforu sağlarken sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve maliyet yönetimini de aynı ölçüde gözetmemiz gerekiyor.

Bu ihtiyaçları değerlendirirken, enerji verimliliğini 7/24 izleyebilen; iklimlendirme, havalandırma ve ortam koşullarını anlık takip edebilen yapay zekâ destekli bir sistemle ilerleme kararı aldık. Sistem; ziyaretçi yoğunluğu ve dış iklim verilerini analiz ederek her AVM’ye özel optimizasyon sağlıyor.

Bu yaklaşım hem operasyonel verimliliği artırıyor hem de enerji tüketimi ve karbon ayak izinin ölçülüp azaltılmasına katkı sunuyor. Böylece sürdürülebilirlik, maliyet yönetimi ve ziyaretçi konforunu aynı anda destekleyen bütüncül bir dönüşüm sürecini hayata geçirmiş olduk.  

Pilot uygulama için M1 Konya’yı tercih ettiniz. Bu seçim hangi kriterlere dayanıyordu ve nasıl sonuçlar elde ettiniz?

Pilot uygulamayı portföyümüzdeki herhangi bir AVM’de başlatabilirdik. Ancak Türkiye’deki merkezlerimiz için yaptığımız kapsamlı ön inceleme ve bina analizleri doğrultusunda, ölçeği ve operasyonel yapısı nedeniyle M1 Konya’yı tercih ettik.

M1 Konya’nın tek katlı, geniş ve ferah yapısı uygulama için uygun bir zemin sundu. Ayrıca sistemin öğrenme hızı önemli bir kriterdi. Konya’nın yaz-kış ve gece-gündüz arasındaki belirgin iklim farklılıkları, yapay zekanın adaptasyon sürecini hızlandıran bir avantaj sağladı.

Uygulama sonrasında operasyonel verimlilik ve enerji yönetimi açısından somut kazanımlar elde ettik. Bu sonuçlar doğrultusunda projeyi kısa sürede diğer AVM’lerimize yaygınlaştırmayı planlıyoruz. Konya’nın stratejik olarak doğru bir başlangıç noktası olduğunu söyleyebilirim.    

Proje uygulamaya geçtikten sonra elde ettiğiniz somut çıktıları bizimle biraz paylaşabilir misiniz? Enerji tüketimi, iç mekan konforu ve operasyonel verimlilik gibi alanlarda ne tür gelişmeler gözlemlediniz?

Proje öncesinde enerji tüketimini günlük takip ediyorduk; sistemle birlikte 7/24 ve anlık izleme imkânına ulaştık. Ziyaretçi yoğunluğu, enerji tüketimi ve iç mekân konforu arasındaki ilişkiyi eş zamanlı ve detaylı analiz edebiliyoruz.

Bu sayede yalnızca görünür gelişim alanlarını değil, veri kaynaklı sorunları da tespit ettik. Örneğin bazı sensörlerdeki hatalı ölçümler sistem sayesinde belirlendi ve düzeltildi.

Konya’da 433 noktadan canlı veri alıyoruz. Sıcaklık, nem ve yoğunluğu anlık izlerken enerji tüketimini ve finansal etkisini de takip ediyoruz. Haftalık ve aylık raporlamalarla saha ekipleri ve merkez yönetimi gelişim alanlarını şeffaf biçimde görebiliyor.

Henüz öğrenme aşamasında olmamıza rağmen metrekare başına yıllık yaklaşık 10 kg karbon azaltımı ve enerji maliyetlerinde yüzde 10’a varan tasarruf sağladık.

Bu kazanımlar finansal faydanın ötesinde; ziyaretçi ve kiracı memnuniyetine, operasyonel verimliliğe ve sürdürülebilirlik hedeflerimize doğrudan katkı sunuyor. Elde ettiğimiz başarıyı diğer AVM’lerimize de yaygınlaştırmayı hedefliyoruz.  

AVM yönetimi ve teknoloji ortaklıkları açısından önümüzdeki dönemde hangi başlıklar daha fazla önem kazanacak ve neleri önceliklendirmek gerekecek? 

Geçmişte “akıllı bina teknolojleri” daha çok mekanik ve elektrik sistemleriyle anılıyordu. Bugün ise yapay zekâ, makine öğrenmesi ve veri analitiğiyle birlikte teknoloji; hem altyapıyı hem de hizmeti sunan ve alan tarafı kapsayan bütüncül bir yapıya dönüştü. Bu dönüşüm AVM yönetiminde belirleyici olacak.

Temizlik ve güvenlik gibi operasyonel alanlarda ihtiyaçların doğru analiz edilmesi ve çözümlerin dinamik biçimde güncellenmesi artık veri ve yapay zekâ temelli sistemlere dayanıyor. Benzer şekilde enerji verimliliği, ziyaretçi ve kiracı konforu için veriyi toplamak, anlamlandırmak ve tüketimi optimize etmek kritik önem taşıyor.

Önümüzdeki dönemde sürdürülebilirlik, enerji yönetimi ve karbon ayak izinin azaltılması temel öncelikler olmaya devam edecek. Teknoloji tarafında ise proptech çözümleri sektörün dönüşümünde belirleyici olacak.

Biz de bu süreçte dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odağında, tüm paydaşlarımız için uzun vadeli değer üreten stratejik iş birliklerini önceliklendiriyoruz.