Menü Kapat

Sahadan Masaya Uzanan Güçlü Bir Yolculuk

Müteahhitlik sektöründe yarattığı güçlü etkiyle dikkat çeken Helia Yönetim Kurulu Başkanı Helin Akyıl, cesareti, vizyonu ve kadın liderliğine kattığı değerle Türkiye’nin öne çıkan iş kadınları arasında yer alıyor. Erkek egemen bir alanda sınırları zorlayan Akyıl, başarı hikâyesiyle hem sektörüne yön veriyor hem de birçok kadına ilham oluyor.

1. Kariyeriniz boyunca birçok başarıya imza attınız ve sektörde güçlü bir kadın lider olarak önemli bir rol model oldunuz. Bir kadın olarak bu başarıları elde ederken en çok gurur duyduğunuz an hangisiydi? Bu anı sizin için özel kılan neydi?

Müteahhitlik sektörü geleneksel olarak erkek egemen bir alan. Bu nedenle benim için en gurur verici şey, bu sektörde kendi yerimi sağlam bir şekilde inşa edebilmek oldu. Şantiyede, sahada, masada; her aşamada var olabilmek ve yaptığımız projelerle somut değer üretmek benim için çok anlamlı.

Bu yolculukta yalnızca projeler tamamlamadık; aynı zamanda önyargıları da aşarak güçlü bir duruş sergiledik. Bugün geriye baktığımda, erkek egemen bir sektörde kararlılıkla ilerleyip başarılı projelere imza atabilmiş olmak benim için en büyük gurur kaynaklarından biri. Eğer bu süreç başka kadınlara da cesaret veriyorsa, o zaman yaptığım iş benim için çok daha anlamlı hale geliyor.

2. Yönetici olarak hem stratejik kararlar alıyor hem de ilham verici bir liderlik sergiliyorsunuz. Kadın yöneticilerin karşılaştığı zorluklar biliniyor; siz bu engelleri nasıl fırsata çevirdiniz ve bu süreçte sizi en çok ne motive etti?

Güneydoğu Anadolu’da iş yapan bir kadın yönetici olarak, iş hayatında karşılaşılan zorlukların çoğu zaman yalnızca profesyonel değil aynı zamanda kültürel ve sosyal boyutları da olabiliyor. Bu bölgede kadın olarak iş dünyasında var olmak bazen daha fazla kararlılık, sabır ve kendini sürekli kanıtlama gerektiriyor. Ancak ben bu durumu bir dezavantajdan çok, güçlü bir fark yaratma fırsatı olarak gördüm.

Karşılaştığım engeller bana daha stratejik düşünmeyi, farklı bakış açılarını anlamayı ve insanlarla daha güçlü bağlar kurmayı öğretti. Özellikle yerel dinamikleri doğru okuyabilmek, güven inşa etmek ve ekip içinde kapsayıcı bir kültür oluşturmak bu süreçte en önemli kazanımlarım oldu. Kadın liderliğinin empati, iletişim ve çözüm odaklı yaklaşım açısından büyük bir güç olduğuna inanıyorum.

Beni en çok motive eden şey ise yaptığımız işin bölgeye ve insanlara sağladığı değer. Güneydoğu Anadolu’da ekonomik gelişime katkı sağlamak, istihdam yaratmak ve özellikle genç kadınların iş hayatında daha görünür olmasına destek olmak benim için büyük bir anlam taşıyor. Eğer benim hikâyem başka kadınlara da “ben de yapabilirim” duygusunu verebiliyorsa, bu benim için en büyük başarıdır.

Liderliğin yalnızca yön vermek değil, aynı zamanda ilham vermek olduğuna inanıyorum. Bu nedenle karşılaştığım her zorluğu hem kendi gelişimim hem de çevremdeki insanların gelişimi için bir fırsata dönüştürmeye çalışıyorum.

3. Kadınların yönetici pozisyonlarında daha fazla yer alması için sizin gibi güçlü rol modellere ihtiyaç var. Bu noktada, geleceğin kadın yöneticilerine ne gibi tavsiyeler verirsiniz? Sizin geçtiğiniz yoldan yürümek isteyen genç kadınlara ışık tutacak önerileriniz nelerdir?

Kadınların yönetici pozisyonlarında daha fazla yer alabilmesi için yalnızca fırsatların artması değil, aynı zamanda görünür ve ilham veren rol modellerin çoğalması da çok önemli. Çünkü bir kadının başardığını görmek, başka birçok kadına da “ben de yapabilirim” cesareti veriyor. Bu nedenle genç kadınlara ilk tavsiyem, kendilerine ve potansiyellerine inanmaları olur. Çoğu zaman kadınlar hazır olmadan sorumluluk almak konusunda daha temkinli davranabiliyor; oysa liderlik çoğu zaman cesaretle ilk adımı atmakla başlar.

İkinci olarak, sürekli öğrenmeye ve kendilerini geliştirmeye açık olmalarını çok önemsiyorum. Günümüz iş dünyasında iyi bir yönetici olmak yalnızca teknik bilgiyle sınırlı değil; empati kurabilmek, güçlü iletişim becerilerine sahip olmak, stratejik düşünmek ve ekipleri motive edebilmek de en az bilgi kadar değerli. Bu nedenle genç kadınların farklı deneyimlere açık olmalarını ve sorumluluk almaktan çekinmemelerini öneririm.

Bir diğer önemli konu ise dayanışma. Kadınların birbirini desteklemesi, deneyimlerini paylaşması ve birbirlerinin yolunu açması iş dünyasında dönüşüm yaratabilecek bir güç. Liderlik yalnızca bireysel başarı değil, aynı zamanda başkalarının da gelişmesine alan açabilmektir.

Son olarak şunu söylemek isterim: Başarının tek bir yolu yok. Herkesin kendi hikâyesi ve kendi yolu var. Önemli olan kendi değerlerinden ödün vermeden ilerlemek, zorlukları birer öğrenme fırsatı olarak görmek ve hedeflerinden vazgeçmemek. Genç kadınlara mesajım çok net: Cesur olun, görünür olun ve hayalleriniz için kararlılıkla ilerleyin.