Akdeniz’in büyüleyici mavisiyle bütünleşen Kempinski Hotel The Dome Belek, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı genç yeteneklerin ışığıyla taçlandırdı. Otelin zarif ambiyansında gerçekleşen bu özel buluşma, bayram coşkusunu sanatın birleştirici gücüyle buluşturdu. Antalya Serenat Art Academy’den genç bir müzisyenin Piano Bar’da sergilediği performans, bayramın ruhunu notalarla pekiştirirken, davetlilere hem duygusal hem de unutulmaz anlar yaşattı.
Kempinski’nin köklü mirası, sadece lüks bir konaklama deneyimi sunmanın çok ötesine geçerek; Avrupa’nın en eski lüks otelcilik zinciri olmanın verdiği sorumlulukla, sanatın evrenselliğini misafirlerinin günlük rutinlerine incelikli bir şekilde dahil ediyor. Kempinski, otellerini sadece birer durak değil, sanatın ve yaratıcılığın nefes aldığı yaşayan kültür platformları olarak konumlandırıyor. Bu yaklaşım, Kempinski’nin “Concertini” programı ile otel atmosferinin ritmini sanatla yeniden tanımlayan zarif bir dokunuşa dönüşüyor.
Bu kültürel derinliğin Türkiye’deki en özel yansımalarından biri olan Kempinski Hotel The Dome Belek, Akdeniz’in turkuaz sularına açılan konumu kadar, sunduğu ayrıcalıklı yaşam alanlarıyla da bir ilham kaynağı olmayı sürdürüyor. Selçuklu mimarisinin estetik dokusunu, modern lüksün konforuyla buluşturan otel, sunduğu her hizmette bir “sanat eseri” özeni sergiliyor. Kempinski Hotel The Dome, bünyesindeki sanat etkinlikleriyle klasik otelcilik anlayışını dönüştürerek misafirlerine seçkin bir atmosfer sunuyor.
Bu dönüşümün en anlamlı duraklarından biri, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda yaşandı. Kempinski Hotel The Dome’da yer alan Piano Bar’ın sahnesi, 23 Nisan’da genç yetenekleri ağırladı. Günün enerjisiyle birleşen performanslar, otelin sofistike ortamına sanatsal bir boyut katarken, müzik aracılığıyla kuşaklar arasında köprüler kuruldu. Genç sanatçıların tutkuları, otelin zarif dokusunda umudun ve yenilenmenin sembolü haline geldi.
Kempinski Hotel The Dome Belek, “Concertini” serisi ile genç sanatçıların vizyonlarına sahne olmaya, onları dünya standartlarında bir izleyici kitlesiyle buluşturmaya ve sanatın iyileştirici gücünü mekanlarına taşımaya devam edecek. Önümüzdeki dönemde de farklı disiplinlerden genç yetenekleri ağırlayacak olan Kempinski Hotel The Dome, her notada ve her sanatsal dokunuşta misafirlerine kendi içlerindeki ilhamı keşfedecekleri bir dünya sunmayı sürdürecek. Kempinski çatısı altında sanat, otelin karakterini besleyen, misafir deneyimini zenginleştiren ve zamansız bir lüks algısını kalıcı kılan en temel değer olmaya devam ediyor.
KEMPINSKI HAKKINDA
1872 yılında kurulan Kempinski Group, Avrupa’nın en köklü lüks otel zinciridir. Kempinski’nin kusursuz kişiselleştirilmiş hizmet ve üstün misafirperverlikten oluşan zengin mirası, tesislerinin ayrıcalıklı yapısı ve özgünlüğü ile tamamlanmaktadır. Günümüzde Kempinski Group, 30 ülkede 73 otel ve rezidans işletmekte olup, dünya genelinde geliştirme aşamasında olan 22’den fazla prestijli projeye sahiptir.
Her bir beş yıldızlı otel, köklü geçmişini göz ardı etmeksizin Kempinski markasının gücünü ve başarısını yansıtır. Her tesis, misafirlerin Kempinski’den beklediği kaliteyi sunarken, aynı zamanda bulunduğu konumun kültürel geleneklerini de bünyesinde barındırır. Markanın portföyünde; tarihi simge yapılar, ödüllü şehir yaşamı otelleri, seçkin tatil köyleri ve prestijli rezidanslar yer almaktadır.
Kempinski, dünyanın en büyük bağımsız otel markaları birliği olan Global Hotel Alliance (GHA)’ın kurucu üyesidir.
