Kanyon Alışveriş Merkezi; açık hava mimarisi, şehirle kurduğu ilişki ve deneyim odaklı yaklaşımıyla geçen yirmi yılda Levent’in bir simgesi haline geldi. Geçen 20 yılda değişen tüketici alışkanlıklarına uyum sağlayarak kendini sürekli yenileyen Kanyon, bugün de ziyaretçilerine deneyim odaklı bir yaşam alanı sunmaya devam ediyor.
Kanyon Alışveriş Merkezi Genel Müdürü İrem Yücel Kaymak ile gerçekleştirdiğimiz söyleşide; Kanyon’un 20 yıllık yolculuğunu, değişen ziyaretçi beklentilerini, e-ticaret ve yapay zekânın sektöre etkilerini, hayata geçirilen dijital projeleri ve alışveriş merkezlerinin geleceğine ilişkin öngörülerini konuştuk.
Şişli, Beşiktaş ve Kağıthane’nin kesişim noktasında bulunan Kanyon Alışveriş Merkezi 20’nci yaşını kutluyor. AVM’nin kuruluş hikâyesi ve bugün geldiği noktayı nasıl özetlersiniz?
Kanyon, 20 yıl önce yalnızca bir alışveriş merkezi olarak değil, şehirle güçlü bir ilişki kuran, açık hava mimarisiyle sosyal yaşamı ve perakendeyi buluşturan bir yaşam alanı olarak tasarlandı. O dönemde alışveriş merkezleri ağırlıklı olarak kapalı yapılar ve mağaza odaklı bir anlayışla kurgulanırken, Kanyon; gastronomiyi, kültür-sanatı ve şehir ritmini bir araya getiren farklı bir yaklaşım ortaya koydu. Bugün geldiğimiz noktada ise bu vizyonun zamana karşı güçlenerek varlığını sürdürdüğünü görüyoruz. Kanyon artık yalnızca alışveriş yapılan bir adres değil; insanların buluştuğu, sosyalleştiği, zaman geçirmekten keyif aldığı ve kendini ait hissettiği bir destinasyon. 20 yıllık yolculuğumuzun en büyük kazanımı da, misafirlerimizle kurduğumuz bu güçlü bağ ve onların hayatlarında edindiğimiz kalıcı yer oldu.
Kanyon’un 10’uncu yılında yapılan bir haberde yıllık ziyaretçi sayısının 14 milyon kişi, yıllık ticaret hacminin de 550 milyon lira olduğu belirtilmiş. Şu an bu rakamlar ne durumda?
Kanyon bugün de sektörün en yüksek performans gösteren yaşam merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor. AYD verilerine göre, ciro endeksi son 2 yılda enflasyonun üzerinde seyretse de, misafir sayısındaki artış daha stabil. Bu tablo, Kanyon’un güçlü marka karması ve deneyim odaklı yapısıyla ziyaretçiler için tercih edilen destinasyonlardan biri olmayı sürdürdüğünü gösteriyor
Günlük ortalama 35-40 bin misafiri ağırlıyoruz; hafta sonları ve özel etkinlik dönemlerinde bu sayı daha da artıyor. Bunun yanında yüzde 100’e yakın doluluk oranımız, yüksek tekrar ziyaret ve misafir bağlılığı oranlarımız ile metrekare verimliliğimizin enflasyonun üzerinde seyretmesi, Kanyon’un hem ziyaretçiler hem de markalar açısından güçlü konumunu koruduğunu gösteriyor.
Ticari performansımızı değerlendirirken yalnızca misafir sayısı veya ciroya odaklanmıyoruz. Bizim için esas gösterge, misafirlerimizin Kanyon’u hayatlarının doğal bir parçası haline getirmesi, burada daha fazla zaman geçirmeyi tercih etmesi ve tekrar ziyaret oranlarının yüksek seyretmesi. Bu yaklaşımın, 20 yıldır Kanyon’un sürdürülebilir başarısının en önemli nedeni olduğuna inanıyoruz.
“Kanyon, misafirinde tekrar tercih etme isteği yaratıyor”
Kanyon yanında bulunduğu bölgedeki diğer AVM’lerden nasıl ayrışıyor?
Kanyon’u ayrıştıran unsur açık hava mimarisi ile birlikte şehirle kurduğu ilişkinin niteliği. Misafirlerimize kapalı bir yapıdan ziyade Levent’in akışı içinde nefes alan, doğal ışıkla yaşayan ve günün farklı anlarına uyum sağlayan bir atmosfer sunuyoruz.
Kanyon’da marka karması yalnızca kiralama mantığıyla değil, kürasyon yaklaşımıyla şekilleniyor. Perakende, gastronomi, kültür-sanat, pop-up projeler ve etkinlikler birbirini tamamlayan bir akış içinde konumlanıyor. Bu nedenle ziyaret motivasyonu tek bir mağazaya değil, toplam deneyime dayanıyor. Kanyon’un 20 yıldır koruduğu en güçlü değer, tanıdıklık duygusu; insanlar buraya iyi vakit geçirmek, keşfetmek, buluşmak ve şehir içinde kendilerine ait bir ritim yakalamak için geliyor. Bu şekilde Kanyon, misafirinde tekrar tercih etme isteği yaratıyor.
Son yıllarda ziyaretçi beklentilerinde gözlemlediğiniz en önemli değişimler ve ziyaretçi deneyimini geliştirmek için son dönemde hayata geçirdiğiniz en önemli projeler neler?
Son yıllarda en belirgin değişim, misafirlerin alışverişten ziyade zamanlarını anlamlı kılacak deneyimlere yönelmesi oldu. Bugün insanlar iyi yemek yiyebilecekleri, sosyalleşebilecekleri, yeni markalar keşfedebilecekleri, çocuklarıyla vakit geçirebilecekleri ve her gelişlerinde farklı bir şeyle karşılaşabilecekleri mekanları tercih ediyor. Özellikle genç kuşak açısından içerik üretmeye uygun alanlar, yeni deneyimler, etkinlikler ve kişiselleştirilmiş hizmetler karar sürecinde önemli rol oynuyor.
Biz de bu dönüşüme hem fiziksel hem dijital yatırımlarla karşılık veriyoruz. Konsept mağazalar, pop-up projeler ve esnek kullanım alanlarıyla sürekli yenilenen bir deneyim kurgusu oluşturuyor. Gastronomiden müziğe, sürdürülebilirlikten çocuk etkinliklerine kadar farklı ilgi alanlarına hitap eden programlarla misafirlerin her gelişlerinde yeni bir neden bulmalarını hedefliyoruz. Bunun yanında mevcut markalarımızın mağaza ve konsept dönüşümlerini de en az yeni marka girişleri kadar önemsiyoruz. Böylece Kanyon’u sürekli değişen ama karakterini koruyan bir ekosistem olarak canlı tutuyoruz.
“Kanyon’daki ürün ve hizmetleri tek platform üzerinde olacak”
E-ticaretin yükselişi AVM’leri nasıl etkiledi? Dijitalleşme ve yapay zekâ, AVM’lerde nasıl bir rol oynamaya başladı?
E-ticaretin yükselişiyle birlikte fiziksel perakendenin rekabet alanı da değişti. Bugün tüketiciler ürünlere çevrim içi kanallardan kolayca ulaşabiliyor. Bu nedenle fiziksel mağazaların değerini belirleyen unsur, tek başına ürün sunmaları değil, içinde bulundukları ekosistemle birlikte misafire daha zengin ve sürekli yenilenen bir deneyim vadedebilmelerinde yatıyor. Kanyon’da da marka karmasından, gastronomi deneyimlerine ve etkinliklere kadar, ortak alan deneyimini bu anlayışla birlikte ele alıyoruz. Markalarımızın müşterileriyle çok daha fazla temas kurabilecekleri bir bağlam oluşturuyoruz.
Veri odaklı dijitalleşme yaklaşımımız da bu kurguyu her daim besliyor. Yeni mobil uygulamamız sayesinde misafirlerimiz ilgi alanlarına göre kişiselleştirilmiş etkinlik önerilerine, marka kampanyalarına ve sadakat deneyimine tek platformdan ulaşabiliyor. Misafir yoğunluğu, dolaşım alışkanlıkları, etkinlik katılımları ve dijital temas noktalarından elde ettiğimiz verileri analiz ederek, marka karmasından etkinlik planlamasına, ortak alan deneyiminden iletişim stratejimize kadar birçok kararı daha isabetli şekilde şekillendiriyoruz.
Yakın dönemde devreye alacağımız Easy Mall entegrasyonuyla bu deneyimi bir adım daha ileri taşıyoruz. Misafirlerimiz Kanyon’daki ürün ve hizmetleri tek platform üzerinden arayabilecek, ihtiyaç duydukları ürünü kolayca bulabilecek ve satın alma sürecini çok daha pratik şekilde tamamlayabilecek.
Bununla birlikte, yönetim tarafında da yapay zeka destekli veri analitiğiyle misafir davranışlarını analiz eden, ilgi alanlarını öngören ve içerik, etkinlik ile iletişim deneyimini gerçek zamanlı olarak kişiselleştiren dijital ekosistemimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz.
Önümüzdeki yıllarda AVM konseptlerinin nasıl değişeceğini öngörüyorsunuz?
Sektör artık büyüme değil, dönüşüm odaklı ilerliyor; yeni metrekare üretmekten çok, mevcut alanları değişen misafir beklentilerine göre yeniden yorumlama dönemini yaşıyoruz. Sektörün odağı kiracı karmasından çok kürasyona kayıyor. Perakende, gastronomi, kültür-sanat, etkinlikler ve açıkhava deneyiminin birbirini beslediği, her ziyaret için yeni bir neden yaratan bütünsel ekosistemler öne çıkacak. Kısacası, kenti tüketen değil, kent yaşamını tamamlayan, kimliği olan, insanda aidiyet oluşturan merkezler güçlenecek.
